‘EKONOMİK SAVAŞIN PERDE ARKASINDA TÜRKİYENİN DİK DURUŞU VAR’

TÜMSİAD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi, İTO Meclis üyesi, Seycan Seramik Yönetim kurulu Başkanı İşadamı Eyüp Topal, ABD merkezli ekonomik tetikçiler, uluslararası fon yöneticilerine "Türkiye üzerinde ekonomik yaptırım" algılarını yayarak Türkiye'ye faiz baskısı yaptırıyor. Faiz arttırmayan Türkiye, yine tetikçilerin ve faiz lobilerinin hedefi oluyor dedi. Topal açıklamalarını şöyle sürdürdü. Suriye'de bir PKK terör devletine izin vermeyen, ABD'ye köle olmaya razı olmayan, Kudüs'ün ve Gazze'nin işgaline göz yummayan Türkiye tüm bu dik duruşunun bedelini ekonomik saldırılarla ödüyor. Siyasi açıdan Türkiye'yi dize getiremeyenler, yaptıkları çirkin ekonomik saldırılar ve yaptırım tehditleriyle Türkiye'ye diz çöktürmeye çalışıyor. Bugün ülkemizde yaşanan ekonomik durum ve döviz de ki aşırı hareketlilik neden böyle sorusuna cevap iki ayaklı olmalıdır. Bunun en önemlisi ülkemizin yenidünya düzeninde ki yerinin neresi olması gerektiği ile ilgilidir. Bu yapıda tercihlerin belirlenmesinde etki etmek üzere hem ekonomik hem de siyasi baskı ile yerimizi kendileri şekillendirmek istiyorlar. Bunu da bizim siyasilerin birlik beraberliği ve iktidarın kararlılığı belirleyecektir. Dövizde ki artış yurt dışından tedarik edilen ürünlerde ki dış girdiye bağlı olarak ürün fiyatlarında artış kaçınılmaz lakin bazı fırsatçıların bu sıkıntıdan kendilerine kazanç sağlamaya çalışanlar var. Burada önemli olan bu fırsatçılara hem idareciler hem halkımız fırsat tanımamalıdır.

TÜRKİYE NEDEN ABD'NİN HEDEFİNDE?

Son zamanlarda ABD'den Türkiye'ye karşı yükselen tehdit ve şantajların arkasında yine siyasi ve ekonomik planlar var. Ekonomik saldırılarını bir anda artıran ABD, Türkiye'nin Çin-Hindistan-Rusya üçlüsü ile ortak pazar kurmasından ve milli paralarıyla ticaret yapma girişimlerinden rahatsız. Öyle ki eğer Türkiye bunu başarırsa doların tekeli sonlanacak ve ABD ekonomideki dolar avantajını kaybedecek.

‘15 TEMMUZ'DA YARIM KALAN İHANETİ TAMAMLAMANIN PEŞİNDELER’

Tüm bu saldırıların arkasındaki büyük resimde ise 15 Temmuz'da diz çöktürülemeyen Türkiye'ye ekonomik saldırılarla boyun eğdirme peşinde olan güçler var. Milletin iradesi ve cesareti sayesinde hainlere geçit vermeyen Türkiye, bu sefer de ekonomik saldırıların hedefinde bunu çok iyi okumak lazım dedi.

KURDAKİ BU HAREKETLILIK NASIL YIKICI OLMAZ?

Onu da iş dünyası olarak bizler, ihracatı artırarak ve ithalata olan bağlılığımızı azaltarak çözmemiz mümkün olacaktır. Burada ki ithalatı azaltmak, gereksiz ve burada üretilebilen ürünlerin kullanımı desteklenmelidir. Gereksiz israftan uzak durulmalı ve ihtiyaç olan alınmalıdır. Daha çok dış ticaret için bilinçli bir çalışma yapılmalı, Kobilere öncülük edilip ihracatı onlara hedef haline getirmeli, döviz girdisi sağlanmalı bir de şüphesiz bizim kuvvetli yanımız bacasız sanayi turizm iyi yönetilmelidir. Yaşanan ekonomik olaylar en fazla benim de içinde bulunduğum inşaat ve gayrimenkul sektörünü etkiledi. Burada sektörün bütün oyuncuları, bu krizi nasıl atlatırız diye ortak aklı ortaya koyup, bakanlığın ve yerel yönetimlerin de desteği ile bu sıkıntıyı çözmeye çalışıyoruz. Burada yine yabancıya satışı kolaylaştırmalı ve bakanlığın da ortaya koyduğu faiz desteği gibi kampanyalar ile bu sıkıntı aşılabilir. Yapılan imar barışı ve kentsel dönüşüm sektöre can suyu olacaktır. Burada yerel yönetimlerin bunu kolaylaştırması önemlidir.

‘BİR OLURSAK BU SALDIRAN KAZANÇLI ÇIKARIZ’

Halen TÜMSIAD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği ve İstanbul Ticaret Odası Meclis üyeliği yapıyorum. Bu gibi durumlarda en önemli şey sakin kalabilmek ve birliğimizi bozmadan bu sıkıntıları bertaraf etmemizdir. Dernekte bir toplantı da ayın konuğu olan hocamız (2009 yılında) kriz ortamlarında insanlar kendilerini kriz var deyip geri çekerse veya yok sayıp savurgan olursa kriz yıkıcı olur demişti. Burada yapılması gereken sakin kalıp gerekli olduğu şekilde davranmaktır. Ülkemiz 24 haziran seçimleri ile birlikte yönetim modeli değişikliği yapma iradesi ortaya koymuştur. Bu yönetim modelinin değişim zamanı ve gerekliliği bu yaşanan süreçte ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Neden derseniz hızlı karar alma ve tek ses olma anlamında olduğu gibi. Bu sıkıntıları bertaraf etme gayreti ve kararlılığı (Siyasi, ekonomik ve dış politika anlamında) yerel seçimler öncesi partimize de olumlu yansıyacaktır diye düşünüyorum. Bu ortamda bize düşen görev Sayın Cumhurbaşkanımız ve ekibine destek olmak, sakin kalmak, üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde ifa etmektir.

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL