Tüm Rumeli Türkleri Derneği’nin her yıl geleneksel hale getirdiği Derneğin iftar programına bu yıl onur konuğu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ydu. Bakan Soylu’nun yanı sıra iftar programına, Belediye Başkanı Murat Aydın, Başkan Yardımcısı Gökhan Kasap, AK Parti İlçe Başkanı Selami Delibalta, İYİ Parti ilçe Başkanı Ahmet Çelik, MHP Eski İlçe Başkanı Ahmet Alparslan, Mimar Süleyman Uluocak, AK Parti Meclis Üyesi Cüneyt Tezcan, CHP Meclis Üyesi Selamettin Yeniyol, Eski Dernek Başkanı Recep Akan, Sanatçı Arif Şentürk ve Yüzlerce kişi katıldı. AK Parti İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Celal Şentürk iftarına anısına Bakan Soylu'ya hediye takdim etti. 

Ezanın okunmasının ardından oruçlar açıldı ve kürsüye ilk olarak Dernek Başkanı Mehmet Ali Vatansever çıktı. Vatansever konuşmasında davetlerine icabet eden herekse ayrı ayır teşekkür etti. Ve Rumeli Türkleri Derneği sayesinde Zeytinburnu’muz bir içişleri bakanın ağırlamış oldu bunan dolayı iftarımıza katılan Bakanımız Süleyman Soylu’ya teşekkür ediyorum dedi.

Dernek Başkanın ardından kürsüye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu çıktı. Bakan soylu konuşmasında Muhalefete Demirtaş üzerinden yüklendi ve 'Selahattin Demirtaş çıksın' diye bir koro tutturuldu. Peki biz niye terörle mücadele yaptık? Çocuklarımız niçin şehit oldu? 53 kişinin bir talimatla katledilmesine sebebiyet veren o insan içeride durmayacak da kim duracak? Bunu biri bana izah etsin. Ne çabuk yürekler yumuşadı, kimin adına, kimin lehine bu sözler veriliyor?" dedi.

Bakan Soylu, Türkiye üzerine oynanan oyunlara işaret ederek, "Bizi terörizmle birbirimizden ayırmaya çalıştılar. Beceremediler. Bizi bir annenin evladını sağcı solcu yapıp birbirine vurdurmaya çalıştılar. Beceremediler. Bizi ekonomik, siyasal krizlerle zayıflatmaya çalıştılar. Bizi bazen gazete manşetleriyle küçük düşürmeye çalıştılar. Çok zorluklar çektiniz. Bu nesil darbeleri mi görmedi, asılan başbakanları mı görmedi, sokak olaylarını mı görmedi, memleketimize göz dökenleri mi görmedi. Bu neslin görmediği hiçbir şey yok." diye konuştu.

Soylu, Türkiye'nin bölgedeki en güçlü ülkelerden olduğunu belirterek, artık başkalarının güdümüyle hareket edilmediğini, Zeytin Dalı Harekatı'nı yaparken Türkiye'nin kimseden izin almadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bize 'Siz Afrin'e girer misiniz?' dediklerinde 'Biz ne yapacağımızı biliriz'. Amerika'ya karşı nasıl hareket edeceğini bilen bir ülkeyiz. Burası bizim ülkemiz. Ortadoğu, Kafkasya bizim çöplüğümüz. Biz bugün Suriyelilere ev sahipliği yapıyor değiliz. Biz bundan yüzyıllar önce İspanya'dan kaçan Musevilere ev sahipliği yaptık. Osmanlı Rus harbinden sonra bir taraftan Gürcüsü, bir taraftan Çerkesi, Abhazı herkes bu topraklara geldi. Bu coğrafya, bu güzel ülke her millete emin bir coğrafya, emin bir toprak parçasıdır. Mübadele ile Selanik'ten bu toprakların her tarafına gelenler oldu. Rahmetli Menderes döneminde 1950'den sonra Yugoslavya'dan, Kosova'dan Prizren'den, her yerden geldi insanlar. 'Bulgaristan'dan gelen 300 bin Türk bu ülkeye gelirse Türkiye kaldırmaz' dediler. Belki o gün hiçbirimiz farkına varamadık. Özal, 'Biz 80 milyon olunca onlara göstereceğiz.' dedi. 80 milyon olacağımız tarihi hesaplayıp ayakları üzerinde duran bir Türkiye'ye karşı parmak sallayanlara karşı kendi meydan okumasını hesaplayan birisi kapıları açtı ve Bulgaristan'dan gelen kardeşlerimizle kucaklaştık."

"NE ÇABUK YÜREKLER YUMUŞADI?"

Demirtaş'ın serbest bırakılmasıyla ilgili tartışmalara değinen Soylu, şunları kaydetti:" 'Selahattin Demirtaş çıksın' diye bir koro tutturuldu. Neredeyse hepsi aynı şeyin peşinden gidiyor. Batı'ya şirin gözükecekler, 'Bak biz hapisteki birisinin bile çıkmasını isteyenlerden olduk' diyecekler. Peki biz niye terörle mücadele yaptık? Çocuklarımız niçin şehit oldu? Manisa'da, Soma'da, Konya'da, Ilgın'da şehit olan kardeşlerimizin, ay yıldızlı bayrağın arkasından on binlerce insan neden gitti o zaman? 53 kişiyi bir talimatla katledilmesine sebebiyet veren o insan içeride durmayacak da kim duracak bunu biri bana izah etsin? Ne çabuk yürekler yumuşadı? Kimin adına, kimin lehine bu sözler veriliyor, söyleniyor? En ağır şey bir şehit annesini, babasını veya eşini aradığınızda 'Başınız sağolsun, Allah cennette kavuştursun' dediğinizde gururla ve onurla 'Vatan sağolsun bakan bey, bir evladım daha var vatana onu da feda ederim' diyen insana biz ne söyleyebiliriz? Terörle mücadelemizi yarım bırakmayalım. FETÖ ile mücadelemizi yarım bırakmayalım. 24 Haziran seçimlerinin önemli olduğunu belirten Soylu, sözlerini, "24 Haziran Türkiye vaktidir. Vakit kendi yerli otomobilimizi üretme vaktidir. Vakit şehir hastanelerini her yere yayma vaktidir. Vakit bölünmüş yollardır. Vakit havalimanlarıyla her yere ulaşma vaktidir. Vakit barışı,istikrarı, hürriyeti getirme vaktidir. Vakit elin oğlundan insansız hava aracı isterken ve bize verilemezken şu anda savunma sanayimizin milli ve yerli oranını yüzde 60'tan yüzde 80'e çıkarma vaktidir. Vakit kendi uçağımızı yapma vaktidir. Vakit güçlü ve özgür Türkiye vaktidir." diye tamamladı.

"TERÖRİSTLER ADIM ATAMIYOR"

Daha sonra İstanbul Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Derneği mensuplarıyla bir araya gelen Soylu, terörle mücadele konusunda güvenlik güçlerinin verdiği mücadelenin başarıyla devam ettiğini vurguladı.Soylu, "Kendi insansız hava araçlarımızı imal ettik. Üzerine ay yıldızlı patentimizi bastık ve dünyanın birçok ülkesi almak için sıraya girdi. ABD'nin Predator'unden de iyi, İsrail'in Heron'undan da iyi. Şu anda havada duruyorlar, teröristler adım atamıyorlar." dedi.

Türkiye'nin artık öz güven içerisinde olduğunu dile getiren Soylu, "15 Temmuz'da bu milleti sokağa çıkaran öz güvendir. Biz bugün sadece 780 bin kilometrekareden mesul değiliz. Bize güçsüz olmak yakışmaz. Zayıf olursak Balkanlar gider, zayıf olursak Ortadoğu gider. Zayıf olursak gençlerimiz uyuşturucuya teslim olur." ifadelerini kullandı.Döviz kurunda son dönemde yaşanan dalgalanmalara da değinen Soylu, bazı çevrelerin bu dalgalanma üzerinden kazanç elde etmeye çalıştığını ifade ederek, "Ellerindeki son barutu atacaklardır. 24 Haziran olur, 25 Haziran'da her şey rayına oturur. Batı dersini alır, otururlar, sus pus olurlar. Ta ki başka bir fırsat kollayana kadar." dedi.

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL