Zeytinburnu'ndaki 15 Temmuz Meydanı'nda toplanan vatandaşlar, 58'inci Bulvar Caddesi'nden Depo Durağı'na kadar yürüdüler. Sık sık tekbir getiren kalabalık, ABD ve siyonist terör şebekesi aleyhine sloganlar attı. Platform adına basın açıklamasını okuyan Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Zeytinburnu Şube Başkanı Ahmet Coşkun, insanlık tarihinin en çok zulme uğramış coğrafyası olan Filistin'in, yeni işgal, saldırı ve katliamlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

1917 yılındaki işgalle başlayan sürecin 1948'den sonra yeni bir boyut kazandığını belirten Coşkun, "ABD'nin, Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararını ve topraklarının işgalini protesto eden Filistinlilere en-Nekbe gününde yapılan saldırılar sonucunda onlarca Filistinli şehit olmuş, yüzlerce Filistinli de yaralanmıştır. Bu hunharca saldırılar endişe verici boyutlara ulaşmış durumdadır. Yapılan saldırı ve katliamların devam edeceği görülüyor. ABD'nin elçilik için seçtiği yerin, 1931 İngiliz işgal yönetiminin ilk konuşlandığı yer olması ve 1948'de ilk direnişin burada başlamış olması da ayrıca sembolik bir öneme sahiptir. Küresel boyutta teröre hamilik yapan ABD'nin aldığı büyükelçilik kararına, İslam dünyasından halklar nezdinde büyük tepki gelirken, kukla yönetimlerden somut adımların atılmaması ABD ve israilin elini güçlendirmektedir. Halklarının duyarlılıklarına rağmen satılmış kimi kukla yönetimlerin israil ve ABD ile iş birliği yapmaları, bu katliamların daha rahat gerçekleşmesini sağlamakta. Bu çerçevede israil ve ABD kadar Mısır, BAE ve Suud yönetimlerinin de eli, Filistinlilerin kanına bulanmış durumdadır. Artık israil ve ABD kadar bu iş birlikçi diktatör yönetimlerden de hesap sorulması gerekmektedir." dedi.

İslam coğrafyasının her tarafında yanan bu zulüm ateşinin sebebinin, Müslümanların ayrılığı ve parçalanmışlığı olduğunu dile getiren Coşkun, şunları söyledi: "Zalimler, zulümlerini güçlü oldukları için değil, biz paramparça olduğumuz için sürdürebilmektedirler. ABD'nin, siyonist israilin ve iş birlikçi kukla yönetimlerin attığı bu adımlara sessiz ve tepkisiz kalmak, yeni zulümlere kapı aralamak ve Filistinlilerin yok edilmesine seyirci kalmaktır. İnsan onuru taşımak, hele hele Müslüman olmak duyarlı olmak demektir. Müslüman insan, zulüm ve haksızlık karşısında sessiz kalmayan insan demektir. Öyleyse ABD'nin, israilin ve iş birlikçi yönetimlerin bölgedeki şeytani icraatlarına dur demek hepimizin görevidir. Dün Haçlı saldırılarına karşı nasıl Selahaddin Eyyubiler çıkardıysak bugün de yeni Selahaddinler çıkarabiliriz, çıkarmalıyız da. Türkleri, Kürdleri, Arapları ve tüm insanları Filistin topraklarına ve Filistin halkına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Filistin halkı yalnız değildir

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL