KONFERANSA YOĞUN İLGİ VARDI

Zeytinburnu İşadamları Derneği’ndeki ‘Büyük Anadolu Aklı’ konferansına, Belediye Başkanı Murat Aydın, Başkan Yardımcıları Gökhan Kasap, Semih Demirci, Ferruz Kutsal, Gönül Demirel, ZİAD Başkanı Ayhan Özsoy, ZİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, Mahalle muhtarları, STK Başkanları, İşadamları, Meclis Üyeleri ve çok sayıda Zeytinburnulu katıldı.

‘BÜTÜN İNSANLIĞIN TEK UMUDU TÜRKİYE’DİR’

Metin Külünk konuşmasında “Osmanlının çöküşü ile birlikte Batı Alemi dediğimiz ülkeler dünyayı yeniden tesis etme mücadelesine giriştiler. Bu amaç doğrultusunda son 150 yıldır insanlığa, hukuka, adalete, barışa zarar verdiler. Bugün baktığımızda İran, Suriye, Irak, Mısır gibi birçok ülkede durumun içler acısı olduğunu görüyoruz. Bizler akıl galibiyetini keşfettiğimiz zaman, Büyük Anadolu Aklı ile insanlığın bizden beklediği adaleti, huzuru ve barış yeniden ortaya koymuş olacağız.  Yenidünya düzenini kurmak isteyen akıl güçlerinin ateizm ve hristiyanizm temelli olduğunu görüyoruz. Sözde bu güçler kendileri dışında hiçbir yaşam ve anlayış tarzına tahammül dahi edemiyorlar. Yeni Türkiye hedeflerimiz doğrultusunda akıl galibiyetini keşfedememiz halinde, fiziki galibiyetlerimizin hepsi kısa süreli olacaktır. Bugün Türk ve İslam ülkelerinin, bütün insanlığın tek umudu Türkiye’dir. Çünkü Türkler tarih boyunca yeryüzünün mümessil milleti ve devletlerinin kurucuları olmuşlardır dedi.

‘15 TEMMUZ’UN ASIL AMACI ERDOĞANSIZ BİR TÜRKİYE’YDİ’

15 Temmuz ekseninden Osmanlı’dan günümüz Türkiye’sine ve Türkiye’nin geleceğine kadar birçok konuya ışık tutan AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, “ Dünyanın jeopolitik merkezi Türkiye’dir. Dolayısıyla 100-150 yıldır bu coğrafyada yaşananları, zulümleri, mücadeleleri bu açıdan bakmak gerekir. Bugün dünya kaosta bir denge kurmaya çalışıyor. Anadolu’yu, Mezopotamya’ya egemen olan dengenin başat unsuru olacaktır. Bundan dolayıdır ki 1. Dünya savaşı bitmemiştir. 15 Temmuz da Türkiye’yi işgal etme, ele geçirme organizasyonudur. Batı ülkeleri bir araya gelerek Recep Tayyip Erdoğan’sız bir Türkiye için çalışıyor. Erdoğan’sız bir Türkiye ile mandaliter rejimi getirerek Batı’ya bağımlı kılınması esas alınıyor. Recep Tayyip Erdoğan bu coğrafyalar için stratejik güç ve şanstır” diye konuştu. 100 yıl önce Batı’nın Lozan ile yaptığı dayatmayı Misak-ı Milli’ye dönerek resti çeken Gazi Mustafa Kemal ile bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın Sevr dayatması yapan Batı’ya aynı şekilde Misak-ı Milli’ye döneriz restinin aynı amacı güttüğünü kaydeden Külünk, “ Batı bizi sıkıştırarak, Ankara çevresine hapsetmek isterken Türk Milleti 15 Temmuzda olduğu gibi bağımsızlığını ve milli iradesini hiçbir zaman hiçbir dayatmacı zihniyete kaptırmayacaktır” şeklinde konuştu

‘FETÖ’NÜN KULLANIŞ TARİHİ BİTTİ’

Türk Devleti tarihinin “destanlar tarihi” olduğunu ifade eden Külünk, “Malazgirt’i nasıl konuşuyorsak 15 Temmuz da odur. Destandır bu. Çünkü bizim tarihimizde hiçbir zaman psikolojik travmalar, merkeze oturmamıştır. Biz Çanakkale’yi hiçbir zaman ağıt gibi düşünmeyiz. Nasıl düşünürüz? Bir zafer olarak düşünürüz. Destan olarak düşünürüz. İstanbul’un Fethi’ni bir zafer olarak düşünürüz. Dikkat edin millet olarak hiç kendimizi yenilgi travmasına sokmayız. Bu bizim en temel karakterimiz. Özgüvenimiz, tarihimizden kaynaklanan o destanlardan geliyor. Destansı bir 15 Temmuz konuşmalıyız. Kendimizi sorgulamayacak mıyız? 15 Temmuz’daki tanklara karşı verdiğimiz mücadele elbette ki muhteşem ama bundan sonrası için tehlike geçti mi? Küresel sistem, bir tek FETÖ’ye mi oynuyor? FETÖ açık söyleyeyim, ifşa oldu, işi bitti. Kullanış tarihi bitti. Son noktaya kadar götürürler ama yarın bir başkası çıkar. O başkası üzerinden de aynı bu geleneğin bir başka formda yarın karşımıza çıktığında insan devşirmeyeceğinin garantisi var mı?” ifadelerini kullandı.

‘TERÖRLE TÜRKİYE’Yİ HİZAYA GETİRMEYE ÇALIŞIYORLAR’

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, “Çok çetin günlerden geçiyoruz. İkinci milli kurtuluş savaşını yaşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği cümlelerin hepsine aklen ve ruhen inanarak söylüyorum ki bugün küresel ölçekte terörün arkasına saklanmış Türkiye’ye karşı bir savaşın içindeyiz. Ve Türkiye’nin şahsında bu coğrafyaya karşı yürütülen bir savaşın içerisindeyiz. Bu savaşın doğrudan muhatabı 7 milyar insanlıktır. Bu savaş bu coğrafya üzerinde özellikle Türkiye üzerinden şekillendirilmek istenmektedir. Terörle ülkemizi hizaya getirmek ve Türkiye’yi yönetilmez hale dönüştürmek, Türkiye’yi dinamik bir devlet olmaktan çıkarıp çökertmeyi hedefleyen küresel bir terör saldırısıyla karşı karşıyayız.  Ancak terör saldırılarına karşı 1. Dünya savaşının devamını sağlayan bir sürecin içerisinde olduğumuz gibi Çanakkale ruhuyla birlik ve beraberlik içinde olarak hep birlikte yeni bir galibiyeti inşa etmek zorundayız. Bu terörün iki boyutu vardır. Birincisi Türkiye’de güçlü bir şekilde tarih sahnesine yeniden çıkışını ertelemek istiyorlar. İkincisi, önümüzdeki yüzyıl yeniden şekilleniyor. Küresel güçler meydan savaşlarını maalesef bu topraklarda yapıyorlar. Küresel güçler, kendi aralarındaki güç mücadelelerini savaş alanı olarak bizim topraklarımız üzerinden bu savaşı yürütüyorlar çünkü Türkiye nerede duruyorsa dünya ona göre şekillenecek” diye konuştu.

‘TÜRKİYE OLARAK KENAR ÜLKE OLMADIK’

Parlamenter sistemde Türkiye’nin darbeler yaşadığını belirten Külünk, Türkiye’nin tarihi boyunca hiçbir şekilde esaret altına girmediğini ifade etti. Külünk, “Biz tarihin hiçbir dönemde nesne olmadık ve sömürge olmadık. Biz kenar ülke olmadık. Merkez ülkeydik ve öyle kalacağız. Bu asır Türklerin asrıdır bunun mührünü vurdurtmaya kararlıyız. Bu ülke ne çektiyse basiretsiz kendi topraklarının, tarihinin farkında olmayanlardan çekti. Bu millet mümessil devletidir. Türkiye’siz dünya sistemi şekillenmemiştir, şekillenemeyecektir” diye konuştu.

‘SAĞ-SOL KAVGALARINI SORGULAMADIK’

Türkiye’nin 70 yıldır kendini yöneten insanların basiretsizliğinin de kurbanı olduğunu kaydeden Külünk, “Bu millet 70 yıldır kendini yönetenlerin basiretsizliği yüzünden içlerinden çıkmış Adnan Menderes,Turgut Özal,Alparslan Türkeş,Muhsin Yazıcıoğlu ve Necmettin Erbakan hariç bu kişilere bu ülkede uçak yapamadık, bu ülkede tank üretemedik, otomobil yapamadık, kendi savunma sanayimizi inşa edemedik. Biz AK Parti gibi 14 yıllık güçlü bir iktidarda uçağı, otomobili konuşmaya başladık. Liderlerin kıymetini yaşarken anlamak lazım. Gittikten sonra anlamak bir şey fayda etmiyor. Bu ülkede 12 Eylül döneminde neden sağ, sol kavgası oluyor bunu sorgulamadık” ifadelerini kullandı.

‘GÜÇLÜ LİDER YOKSA ŞAPKASINI ALIP GİDEN ADAM OLURSUN’

Türkiye’nin uzun yıllar boyunca dış mihraplar tarafından hep kriz ortamına sürüklendiğini belirten Külünk, şunları söyledi: “Şimdi Necmettin Erbakan hocayı daha iyi anlıyoruz. 1979’da Erbakan hoca meclis kürsüsünde bir şey göstermişti. Sağcıya da solcuya da silahı veren aynı adam. Hatırlarsanız o tarihi konuşmasını. 12 Eylül’e Türkiye’ye kim getirdi. Biz sürekli kavga ederken ortaya Malezya, Güney Kore çıktı. Biz 1960 darbesi ile kavrulurken Türkiye ile Almanya işçi anlaşması imzaladı. Türkiye’den Almanya’ya işçi gitmeye başladı, Almanya arabalar üretmeye fabrikalar açmaya başladı. Biz hale darbe ile uğraşıyorduk. 12 Eylül’den sonra Turgut Özal geldi 4 sene Türkiye’yi yönetti ne oldu? Türkiye etrafını görür hale geldi. Turgut Özal’sız Türkiye anlaşılmaz. Parlamenter sistemin en temel özelliklerinden birisi şudur. İstikrar için güçlü lider bekletir. Güçlü lider yoksa şapkasını alıp giden adam olursun.”

‘ATATÜRK’Ü ZEHİRLEDİLER, ŞİMDİ HEDEFLERİ ERDOĞAN’I ŞEHİT ETMEK’

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’nin elinden dış güçler tarafından alındığını ifade eden Külünk, bütün güçlü liderlerin elimizden alınmasının arasında bir bağlantı olduğunu belirtti. Metin Külünk, Şimdi bombayı patlatıyorum diye Metin Külünk, Atatürk’ü zehirleyip İnönü’nün önün açtılar. 15 Temmuz’un arkasındaki kirli akıl Turgut Özal’ı elimizden aldı. Mustafa Kemal’i aldığı gibi. Unutmayın Mustafa Kemal’i Türkiye’nin elinden alıp ülkeyi İsmet Paşa’ya teslim eden güç kimdir biliyor musunuz? Abdülhamid’i Mithat Paşa’ya hallettirmek isteyen Hüseyin Avni Paşa’ya Abdülhamid’i hallettiren güç, Mustafa Kemal’i de bu milletin elinden alıp Türkiye’yi daha iyi kontrol etmek, Türkiye’nin bağımsızlığını kontrol etmek için İsmet Paşa’ya teslim etmiştir. Şimdi ise Emperyalist güçler  Sayın Erdoğan'ı şehit edip Türkiye'yi Erdoğan'sızlaştırmak ve ipotek altına almak için senaryo üstüne senaryo deniyorlar. 15 Temmuz Darbe girişiminin, gezi olaylarının ve 17-21 Aralık operasyonları ve MİT Tırları operasyonlarının asıl amacı buydu. Dolayısıyla, bu örgütün önümüzdeki süreçte Türkiye'yi destabil hale getirmek için deneyeceği yöntemlerden birisi de suikastlar modelidir." dedi.

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL HABER