• Çocuklara El Yıkama Alışkanlığı Aşılandı
  • Ensar Vakfı Fahri Biçer'i unutmadı
  • Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınlarıyla Dünyaya açılıyor
  • Narkotik Eğitim Tır'ı Zeytinburnu'nda
  • Zeytinburnu Belediyesinde den Öğrencilere Aşure ikramı
SICAK HABER
Karakter Boyutu :

Bir göçün son durağı Zeytinburnu

Farklı farklı hikâyelerden oluşan bir göçün İstanbul’da buluşmasıdır bu…Çeşitli kültürlerin buluşma noktalarından birisi olan İstanbul’un Zeytinburnu ilçesine gittiğiniz zaman tabelaları farklı dillerde olan birçok işletme ile karşılaşırsınız.

19 Aralık 2016 Pazartesi 09:50

Giyinişleri alışılmışın dışında, farklı kültürlerden geldikleri ilk anda fark edilen insanları görünce kendinizi yabancı hissedebilirsiniz. Bir göçün son durağı Zeytinburnu içerisinde bir çok hikayeyi barındırıyor…Ailesi Altay-Doğu Türkistan’dan Türkiye’ye göç etmiş Mustafa bu hikâyelerden sadece biri. Dedesi, komünist baskılardan dolayı yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Aslına bakarsanız bu olay şöyle: 10 binden fazla kişi Altay Dağları’ndan güneye inmek üzere uzun bir yolculuğa çıktı. Önce Taklamakan çölünü sonra da Himalayalar’ı aşarak Pakistan’a kadar geldiler.

Fakat, 10 binlerce kişiyle yola çıkan bu grup, Pakistan’a daha küçük bir grup olarak vardılar ve küçülmeye devam ettiler. Çünkü Altay Dağları’ndan başlayan bu yolculuk esnasında Çin askerleriyle yaşanan çatışmalar, Himalayalar’ın soğuk iklimi ve Pakistan’daki yaşanan salgınlar birçok kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu…

Pakistan’a gelen grup arasında, Mustafa’nın amcası, babaannesi ve dedesi vardı. Babası da Pakistan’da dünyaya geldi.

Bir süre sonra Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bu göçmen grubu davet edip, ülkeye kabul edeceğini söyledi ama bu uzun yolculuğu Türkiye’de noktalamak isteyen göçmenler, ABD’nin davetini geri çevirdi. Pakistan’da ateşe olarak bulunan Yahya Kemal Beyatlı vasıtasıyla 1952-53 yıllarında Türkiye’ye gelen göçmenler Zeytinburnu’na yerleştiler.  Ancak, 10 binlerce kişiyle başlayan bu yolculuktan Türkiye’ye sadece 2 bine yakın kişi gelebildi. Önce Türkiye’nin farklı illerine yerleşen bu göçmen grup daha sonralarda İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde buluştular.

2018 yılında da 65. Yıl dönümleri için organizasyon düzenleyecekler.

Mustafa da İstanbul’da doğdu ve doğduğu günden beri Zeytinburnu’nda yaşıyor. Mustafa’nın bu hikayesini dinlerken başka bir hikayeye daha adım attım. Mustafa, Afgan, Özbek, Uygur ve Suriye göçmenlerinin sahilde güreş tutmasından bahsetmesi oldukça dikkat çekiciydi.  Bu anlatılanları daha da ilginç kılan şey ise, güreşlerin ödüllü olmasıydı. Güreş tutan, iki taraf sonuç ne olursa olsun beraber eğleniyordu. Yöresel şarkılar eşliğinde dans ediyorlardı.

Bu hikayeyi haberleştirmek için gittiğimiz Zeytinburnu sahilinde havanın soğuk olmasından dolayı kimse yoktu. Bu hayal kırıklığı ardından belki bir hikaye yakalarız düşüncesiyle beraber mahalleri gezmeyi başladık. Uygur, Afgan, Suriye, Özbek mutfakları ile tanışabileceğiniz birçok küçük işletme ile dolu sokakları gezerken, Mustafa yüzümdeki şaşkınlık ile dalga geçerek bana hala İstanbul’da olduğumuzu hatırlattı.

Bu işletmeler arasında, Mihman adında olan bir Özbek lokantası dikkatimi çekti. Bunun nedeni Mehir Taam adında bir askı sistemi olmasıydı. Yani, bir müşteri gelip, ihtiyaç sahiplerinin yemek alabilmesi için yemek ücreti ödüyor ve ihtiyacı olan kişi gelip ücreti ödenmiş yemeklerden karnını doyurabiliyor.Bu restoranlarda ise onların kültürlerine ait lezzetleri tatma imkanı bulabiliyorsunuz.

Özbek mutfağına ait olan içerisinde soğan ve et olan ismi Samsa olan bir çeşit börek.Yemek kültürümüze pek de yabancı olmayan, alışık olduğumuz lezzetlerden Mantı’ya benzeyen bu yemeğin adı ise ‘Mantu‘. Mantı’nın büyük hali olara düşünebilirsiniz.Gezdiğim restorantlarda kendi yapımları olan bu turşuları da bulabilirsiniz. Genel olarak havuç kullanıyorlar. Oturma izni alabilmek ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilmek için işletme açıyorlar…

Saat 22.00’ye yaklaşırken bu dükkânlar da kepeklerini yavaş yavaş kapatmaya hazırlanıyordu ve müşteri sayıları yok denecek kadar azdı. Dükkânları gezdiğimde kimse röportaj yapmak istemedi. Lokantayı, yemekleri hatta mutfağı çekebileceğimi söyleyen işletme sorumlularına sorduğum bütün sorular da cevapsız kaldı.

Ama bu göçmenlerin arasındaki bir kişi, ‘Benim bazı sıkıntılarım var, beni çekmezseniz daha iyi olur. Ama bir gün bu sıkıntılarım geçecek, o zaman söz yardım edeceğim ne isterseniz anlatacağım’ dedi. Mustafa’ya neden kimsenin röportaj yapmak istemediğini sorduğumda aldığım cevap çok daha başka yere çekti konuyu. Nedeni Mustafa’nın  ülkelerine geri gönderilmekten korktuklarını söylemesiydi.

Gördüğüm her insanın hikâyesini merak ettim. Belki Mustafa’nın dedesi gibi uzun bir yolculuk sonunda geldiler ülkemize, belki de daha farklı bir hikâyeleri vardı ama sorduğum insanların hepsi konuşmaktan çekindi.  Belli ki beni polis veya göçmen bürosundan birisi sanmışlardı. Bu yüzden olacak ki, gittiğim işletmlerde fotoğraf çekerken, tedirgin olan göçmenler meraklı bir şekilde beni izliyorlardı.

Bu göçmen grupların, işletme açmalarının nedeni, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilmeleri yolunda avantaj sağlıyor olmasıydı. Az Türkçeleriyle kendi kültürlerini yaşatan bu insanlar artık İstanbul’un bir parçası olmuşlardı. Öyle ki, bulundukları mahalleye girdiğinizde konuşmalar, tabelalar ve insanların kıyafetleri başka bir ülke hissiyatı uyandırıyordu.

Birkaç yıl önce, Afganistan’dan gelip Zeytinburnu’na berber dükkanı açan bir göçmenin hikayesine ulaştım. Anlatılana göre, ismini öğrenemediğim göçmene neden geldiği sorulduğunda “Afganistan’da  evimin alt katında berber dükkanım vardı. Birgün dükkanım için mazleme almaya çarşıya gitmiştim, döndüğümde hepsini kaybetmiştim. Artık ailem de yoktu, evim de yoktu. Ben de buraya geldim. Gidebilrsem Avrupaya gideceğim” cevabını vermiş. Günümüzde Afganistanlı berberin nerede olduğu ve nereye gittiği konusunda bilgi yok. İki veya üç sene önce ülkemizden ayrılarak Avrupa’ya gittiği tahmin ediliyor.

Günümüzde ülkemize gelen Afgan, Özbek, Uygur gibi göçmenlerin ikametgah izinleri konusunda sıkıntı yaşamalrından dolayı, bir çok kişi mevslim işçi olarak Türkiye’ye gelip gitmekte. Ve çoğunun buluşma noktası Zeytinburnu. Kimisi için bir varış noktası, kimisi için de bir durak noktası olmuş Zeytinburnu…

eypio-ft-burak-king-gunah-benim-official-video_9094044-14450_1920x1080YouTube’da 150 milyon görüntülenmeye sahip ‘Günah Benim’ şarkısı ile ünlenen Abdurrahim Akça(Eypio) da göçmenlerin arasında yer almakta. Ona Eypio denmesinin sebebi ise, Apo lakabından geliyor. Önceleri Apo adı ile anılan Akça, günümüzde Eypio olarak biliniyor. Türkmen kökenli olan Akça 1983’te Konya’da doğdu. 2002’ye kadar Zeytinburnu’nda yaşadı. Daha sonra ise Hollanda’ya gitti. Sene 2008’i gösterdiğinde de Türkiye’ye dönüş yaptı.

İlk göçmenlerin ülkemize geldiği 1952-53 yıllarından bugüne, Orta Asya’dan ülkemize göç etmek isteyenlerin buluştuğu yer Zeytinburnu oldu. Zaten konuştuğum iki kişi Türkiye’ye iki ay önce geldiğini söyledi. Afganlar, Özbekler, Uygurlar ve Suriyeler de Türkistanlılar gibi Zeytinburnu ilçesini tercih etti. Onların ülkemize gelmeye başladığı dönem ise 1980’li yıllar.

Göçmenler geldiklerinden beri içine kapalı halde yaşadılar, sanırım bu birazda neden benimle konuşmadıklarının cevabı oluyor. Elli yıl önce ülkemize gelen bu toplulukların neden olduğu adli vaka çok fazla yaşanmadı, neredeyse yok denecek kadar az.

Büyük bir göçün parçası olan bu insanlar adetlerini hala yaşatıyorlar, hatta Mustafa’nın evine gittiğimizde, büyük yengesi gençleri ve çocukları bir odaya topladı, elindeki torbadan bozuk paraları çıkartarak avuç avuç yere attı. Herkes paraları toplamaya başladı. Bu geleneklerine göre: Yeni bir çocuk doğduğunda, akrabaları evlendiğinde veya yeni ev aldığında, adı ‘çaşuv’ olan bu âdeti gerçekleştiriliyorlar. Bu adete şahit olmamın nedeni ise Mustafa’nın kardeşinin yeni evlenmiş olmasıydı. Düğünlerine ise ‘toy’ diyorlar.

Bütün bu olup bitenlerden sonra, ülkemizde tartışmalara konu olan Suriyeli göçmenlerin dışında da, Türkiye vatandaşı olmak isteyen, ciddiye alınması gerekecek kadar geniş ve farklı ülkelerden gelen bir grup göçmen grubu bulunuyor. Yani Türkiye Vatandaşı olmak için sırada bekleyenler sadece Suriyeliler değil. Zaten Suriyeliler gelmeden önce de ülkemizde çok farklı gelenekleri ve kültürleri barından gruplar vardı. Bizlerin de onları görmemesi bu gerçeği hiçbir zaman değiştirmeyecek…

www.aslibu.com/ Emre Tülün



Paylaşmak Güzeldir!
Facebook'ta Paylaş


Twitter'da Paylaş

Bu Habere Sende Yorum Yaz..
Yükleniyor...
Sen de görüşünü belirt!
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

DİĞER HABERLER

  • Yöresel Günler Şöleni’nde Kardeşlik Rüzgarı Esti

    Yöresel Günler Şöleni’nde Kardeşlik Rüzgarı Esti

    Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Zeytinburnu Yöresel Günler Şöleni Türk Halk Müziği’nin sevilen ses sanatçısı Mustafa Keser konseriyle sona erdi. 10 gün boyunca Anadolu’nun birçok il, ilçe ve köylerinin buluştuğu şölende kardeşlik rüzgarı esti.

  • Çocuklara El Yıkama Alışkanlığı Aşılandı

    Çocuklara El Yıkama Alışkanlığı Aşılandı

    Koç Üniversitesi Hastanesi ve Zeytinburnu Belediyesi, 'Dünya El Yıkama Günü' kapsamında 'Sağlık Elde Başlar Projesi'ni hayata geçirdi.

  • Ensar Vakfı Fahri Biçer'i unutmadı

    Ensar Vakfı Fahri Biçer'i unutmadı

    Ensar Vakfı Fahri Biçer'i unutmadı

  • Efsane Başkan Lütfi Kibiroğlu Hakk'a yürüdü

    Efsane Başkan Lütfi Kibiroğlu Hakk'a yürüdü

    Efsane Refah Partisi eski Eminönü Belediye Başkanı, Saadet Partisi Yüksek Disiplin Kurulu üyesi, Zeytinburnu Bbelediyesi Sosyal İşler Müdürü Sami Ünlü'nün kayınpederi Lütfi Kibiroğlu vefat etti.

  • Yöresel Günlerde Afganlılardan Pilav ziyafeti

    Yöresel Günlerde Afganlılardan Pilav ziyafeti

    Anadolu’nun tüm il, ilçe ve köylerinin kültürel şöleni olan 14’üncü Zeytinburnu Yöresel Günler Şöleninde Türk Dünyası gecesi büyük ilgi gördü. Afganlılar hem kıyafetleri hem yemekleri hem de müzikleriyle 15 Temmuz meydanındaki etkinliğe renk kattılar. Afganlılar Derneği 15 Temmuz meydanında 2000 kişilik Afgan pilavı dağıttılar.

  • Yöntem Eğitim Kurumlarının Geleneksel Pilav Günü

    Yöntem Eğitim Kurumlarının Geleneksel Pilav Günü

    Zeytinburnu’nda iki farklı şubesinde verdiği eğitim kalitesiyle ilçemizde adından söz ettirtmeye başlayan Yöntem Eğitim kurumlarının öğrencileri ve öğretmenleri geleneksel pilav gününde gönüllerince eğlendiler.

  • Otizmli Murat 10 Farklı Enstrüman Çalıyor

    Otizmli Murat 10 Farklı Enstrüman Çalıyor

    Otizmli 20 yaşındaki Murat Yurtcu, aldığı müzik eğitimi sayesinde yüzde 98 olan otizm engelini yüzde 45'e kadar düşürdü.

  • Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınlarıyla Dünyaya açılıyor

    Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınlarıyla Dünyaya açılıyor

    Dünyanın en büyük kitap fuarı olarak kabul edilen Frankfurt Kitap Fuarı sona erdi. Yayıncılık sektörünü ve kitapseverleri bir araya getiren kitap fuarını 5 günde yaklaşık 300 bin kişi ziyaret etti. 7 bin katılımcının bulunduğu fuarda ülkemizi temsil eden Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları’na Türk ve yabancı ziyaretçilerin ilgisi yoğundu.

  • Derya & Nebi muhteşem bir nikah merasimiyle dünya evine girdi

    Derya & Nebi muhteşem bir nikah merasimiyle dünya evine girdi

    Yılmaz ve Fatma Uçar Çiftinin biricik kızları Derya Uçar, Eyüp ve Fatma Topal çiftinin biricik evlatları Nebi Topal Titanic Business Oteldeki muhteşem bir nikah merasimi ile dünya evinde girdi. Nikah merasimine şahitlik etmek üzere, siyaset ve iş dünyasından 1000’e seçkin davetli Titanic Otele akın etti.

  • Düzceliler Kabak Tatlısıyla Yöresel Günlere renk kattı

    Düzceliler Kabak Tatlısıyla Yöresel Günlere renk kattı

    Sanatçı Hülya Polat’ın sahne aldığı ‘Zeytinburnu yöresel günlerinde Düzce rüzgârı esti. Yaklaşık 9 gündür süren günlere ilk kez katılan Düzceliler, Güzeldere şelalesinden, Samandere Şelalesine, Ceneviz kalesinden, Fakıllı mağarasına, Kurugöl Kanyonundan, Melen raftingine, Böreğinden mantısına, kabak tatlısından fındığına Düzce’yi Zeytinburnu 15 Temmuz meydanına taşıdılar..

  • Yöresel günlerde gökten Kastamonu sarımsağı yağdı

    Yöresel günlerde gökten Kastamonu sarımsağı yağdı

    Anadolu’nun tüm il, ilçe ve köylerinin aynı çatı altında buluştuğu Zeytinburnu 14. Yöresel Günlere Kastamonulular renk kattı. Kastamonu’nun yöresel ürünlerinin satıldığı Kastamonu standına Zeytinburnulular bir hafta boyunca akın etti.

  • Yöresel Günlere Sinop Mantısı mührünü vurdu

    Yöresel Günlere Sinop Mantısı mührünü vurdu

    Zeytinburnu Belediyesi tarafından organize edilen 14.Yöresel Günlerde Karadeniz Bölgesinde yerini alan Sinoplular hem hemşerilerine hem de ziyaretçilere mantı ikramında bulundu.

  • Yöresel Günler’de Samsunlular Standına yoğun ilgi

    Yöresel Günler’de Samsunlular Standına yoğun ilgi

    İstanbul Samsunlular Derneği 14.Yöresel Günler kapsamında 15 Temmuz Şehitler Meydanına kurduğu standa ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi. Bir hafta boyunca Samsunluların stantını ziyaretten eden Zeytinburnululara Başkan Davut Genç keşkek ziyafeti verdi.

  • Yöresel Günlerde Giresunlulardan Hamsi ziyafeti

    Yöresel Günlerde Giresunlulardan Hamsi ziyafeti

    Türkiye'nin farklı iklimlerinden 24 bölgenin yöresel tatlarını sergilendiği Yöresel Günler Şöleninde Karadeniz Bölgesi’nin gecesi bir başkaydı. Karadenizliler gecesinde ziyaretçiler hem horona hem de hamsiye doydu.

  • Erbakan Vakfı Zeytinburnu Şubesi 10 BİN kişiye aşure dağıttı

    Erbakan Vakfı Zeytinburnu Şubesi 10 BİN kişiye aşure dağıttı

    Erbakan Vakfı Zeytinburnu Şubesi Muharrem Ayı dolayısıyla 10 Bİn kişiye aşure ikram etti. 58.Bulvar Caddesindeki aşure ikramına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

  • Başkan Murat Aydın bütçe görüşmelerinde ZEYBİS müjdesi verdi

    Başkan Murat Aydın bütçe görüşmelerinde ZEYBİS müjdesi verdi

    Zeytinburnu Belediyesi 2018 yılı tahmini Bütçesi 388 milyon TL olarak oy çokluğu ile kabul edildi. Zeytinburnu Belediyesi 2018 bütçe görüşmelerinde CHP’li meclis gurubunun eleştirilerini dinleyerek söz konusu sorunları sıralayarak cevap veren Belediye Başkanı Murat Aydın, bütçenin oluşmasına destek veren ilçe esnafına da teşekkür etti.

kullan kullan
ÖNE ÇIKAN HABERLER
kullan kullan

Sitemizi Nasıl buldunuz?

46.4%

8.3%

8.6%

6.1%

30.6%

kullan
HAVADURUMU
Namaz Vakitleri
kullan

kullan

kullan

kullan

kullan

kullan

kullan

kullan

kullan

kullan

kullan

kullan

kullan