ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
FATİH AYDOĞAN
FATİH AYDOĞAN

SEÇİMLER, RAKAMLAR, OLASILIKLAR…

Türkiye’nin 1 numaralı gündemi 7 Haziran seçimleri…  Ülkemizde ve yurt dışında birçok vat...

Yazarlar 0 1679

Türkiye’nin 1 numaralı gündemi 7 Haziran seçimleri…  Ülkemizde ve yurt dışında birçok vatandaşımız sandıklara gidecekler ve Türkiye Büyük Millet Meclisi sandalye dağılımını belirleyecekler. Ülkemizin tek partili iktidar ile veya koalisyon ile ve hatta Başkanlık Sistemi’ne geçişi ile ilgili son kararı seçmen verecek. Seçimlerde oy kullanması olası 55,000,000 seçmen var, katılım oranı ve geçersiz oyları da dikkate alırsak 48,000,000 civarı oy kullanılacağını düşünmekteyim. Yani herkesin merak ettiği ve yeni dönemim belirleyicisi olacak baraj rakamının 4,800,000 gibi bir rakam olacağı kanaatini taşıyorum.
Rakamlar, rakamlar… Olasılıklar, olasılıklar….

Önce rakamlar üzerinden analiz yapıp sonra olasılıkları değerlendirelim. Seçim sonuçlarını, daha doğrusu sandalye dağılımlarını etkileyecek olan en önemli unsur HDP’nin barajı aşıp aşamaması… Diğer partilerin, yani Ak Parti, CHP ve MHP’nin oy oranlarındaki 1-2 hatta 3-4 puanlık değişmeler vekil sayılarını değiştirse de önemli bir sıralama değişikliği oluşturmamaktadır. Sıralama zaten belli, Ak Parti, CHP, MHP ve HDP şeklinde bir sıralama oluşacağını bugün herkes bilmektedir. CHP ve MHP’nin oy oranlarındaki değişmeler HDP barajı aşarsa bir anlam ifade etmemektedir.

HDP’nin barajı aşamadığı her durumda AK Parti tek başına iktidar olacaktır ve anayasa değişikliği teklif sınırı olan 330 milletvekilini çıkarabilmesine olanak sağlayacaktır. Ancak HDP barajı aşsa dahi, CHP ve MHP oylarında önemli bir yükselme olmaz ise yani toplam %43’ü geçemezler ise Ak Parti yine 280 üzerinde vekil çıkaracaktır ve tek başına iktidar olacaktır. Bu durumda Anayasa değişikliği yeter sayısına ulaşması için muhalefet partilerinden birinin desteğine ihtiyaç duyacaktır. Yani her durumda, HDP’nin alacağı oy sayısı ön plana çıkmaktadır. Sandalye sayısına bu kadar etkisi olduğu içindir, HDP bir kesim tarafından da umut kapısı olarak görülmektedir. Yukarıda rakamlarda ifade ettiğim gibi HDP’nin yaklaşık 4,800,000 civarı bir oy alması gerekmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde alınan 3,958,000 oy dikkate alındığında, oylarını %20 arttırması gerekecektir. Çok kolay görünmüyor ama ihtimal dahilinde değil diyemeyiz.

Geçmiş seçim sonuçları ve anketler dikkate alındığında, Türkiye’de bugünün siyasi atmosferi içinde tek başına iktidar olabilecek parti Ak Parti olarak görünmektedir. Ak Parti’nin muhalefette kalma olasılığını yukarıda anlattım. CHP, MHP ve HDP’nin koalisyon kurması gerekmektedir ki bu durum gerçekleşirse ülkemizin siyasi tarihinde yeni bir sayfa açılmalıdır. Bir arada oturması bile mümkün olmayan milletvekilleri hükümet olacak ve Türkiye’yi yönetecekler. MHP ve HDP’nin terörün sonlandırılması için bir çalıştay yaptığını, aynı şekilde çözüm sürecine kesin bir dille karşı çıkan CHP ve MHP’nin HDP ile nasıl bir işbirliğine gidebileceğini düşündükçe iç siyasetin nasıl bir karışıklığa gideceği ortaya çıkmaktadır. Böyle bir koalisyon kurulma ihtimali çok güçlü değil ancak olasılık dahilinde olduğu için değerlendirilmiştir. Bu olasılık gerçekleşirse, Türkiye yeniden bir erken seçim ile karşı karşıya kalabilir ve Ak Parti o seçimden rekor kırarak en güçlü döneminden daha güçlü bir şekilde iktidara gelebilir. Olasılıklardan bir tanesi de, hiçbir şekilde hükümet kurulamaması ve yeni bir seçime gidilmek zorunda kalınmasıdır ki, bu olasılık sizlere hiç uzak gelmesin…

Yukarıda anlattıklarımda, HDP merkezli bir değerlendirme yapılmaya çalışılmış olup, seçimin sonucunu belirleyecek en önemli unsur olarak Ak Partili seçmenin tavrı en sona bırakılmıştır. Ak Parti seçmeni bundan önceki 9 seçimde de Ak Parti’yi sandıktan zaferle çıkarmıştır. Ancak siyaset kurumları eskidikçe, vatandaşın partisi ile olan ilişkilerinde bozulmalar, bazı yerel siyasetçilerin tavırları sebebi ile cepheleşmeler ve hatta kızgınlık belirtisi olarak bir ders verme yolunu seçenler olabilmektedir. Benlik duygusu ön plana çıkarak makro düzeydeki kazanımlar gözardı edilebilmektedir. Bu durum tarihimizde de birçok kez yaşanmış ve dünya tarihini etkileyebilecek kırılmalara yol açmıştır. Bunların başında Kırım Hanı Giray Hanın, Osmanlı’ya bir ders vermek için II.Viyana kuşatması sırasında Tuna nehrini tutmayarak mağlubiyete yol açması sayılabilir. Giray Han, Osmanlının Eflak ve Boğdanlıları kendisinden daha değerli gördüğünü, öneri sunduğunda azarlandığı gibi sebeplerle İmparatorluğa ders vermek istemiştir. Sonuç olarak dünyanın kaderinin değiştiği bir netice oluşmuştur. Osmanlı yenilmiştir ama Kırım Hanı’nın sonu ne olmuştur dersiniz… Tahmin ettiğiniz gibi, Kırım Hanı Giray tahtını, itibarını, hayatını kaybetmiştir ve o günlerden aldığı beddua ile Kırım hala bugün de belini doğrultamamaktadır.

Siyaset tarihimizde dönüm noktası olacağı belli olan bir seçim için son haftaya girmiş bulunmaktayız. Her zaman olduğu gibi bu seçimde de vatandaşın iradesi tecelli edecek ve TBMM yeni şeklini alacaktır. Sandık başına giden herkesin, kişisel hırs, itiraz ve egolarından ziyade memleketi bir bütün olarak düşünüp, Türkiye için en doğrusu kim ise ona oy vermesini diliyorum. Mevlam görelim ne eyler, neylerse güzel eyler…

 

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
yukarı çık