ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
FATİH AYDOĞAN
FATİH AYDOĞAN

SURİYE

Değerli okurlar, bu hafta sizlere dünya gündeminin 1.sırasında yer alan SURİYE hakkında bilgi aktarmak ve yorumlarımı payla...

Yazarlar 0 1102

Değerli okurlar, bu hafta sizlere dünya gündeminin 1.sırasında yer alan SURİYE hakkında bilgi aktarmak ve yorumlarımı paylaşmak istiyorum.

Suriye, nüfusu 22-23 milyona yakın ve nüfusunun %80'ini arapların oluşturduğu bir devlettir. Nüfusun diğer bölümü ise %7 Türkler, %7 Kürtler ve diğer gruplardan oluşmaktadır. Toplam nüfusun %75'i yanı 4'te 3'ü sünni müslümanlardan oluşmaktadır. Başkenti ve en büyük şehri Şam'dır. Bu coğrafi ve siyasi bilgileri vermemin sebebi, insanların konular hakkında çok az fikir sahibi olmasından kaynaklanmaktadır. Suriye'nin nüfusunun büyük bölümünün Yahudi ve Hrıstiyanlardan oluştuğunu düşünen veya nüfusun yarısından çoğunun Kürt kökenli olduğunu düşünen insan sayısı hiç de az değil.

Bu konular tali konular olup asıl konu şu... Neden Suriye bu kadar önemli ?

Evet belki de sorulacak en önemli sorulardan birisi bu... Neden bu kadar önemli, bizimle ne alakası var ? Değerli okurlar, bu sorunun cevabı çok açık. Suriye tam 403 yıl boyunca Osmanlı'nın egemenliğinde kalmıştır. Evet yanlış okumadınız, tam 403 yıl boyunca Suriye dedelerimiz tarafından yönetilmiştir. Şu an yeryüzünde bulunan devletlerin büyük çoğunluğunun 100 yıllık bile bir tarihi yokken, biz 403 yıl boyunca Suriye'yi yönetmişiz. 1517 yılından 1920 yılına kadar. Yani bir insan ömrü kadar bir süre önce bizim topraklarımızdı Suriye... Bu kadar uzun bir süre senin toprağın olan bir bölgede gelişen hadiseler siz hiç istemesenizde sizi içine çekecektir ve çekmektedir. Bu tarih bağlantısı hiç olmasa bile, ülkenin en uzun sınır komşusu olan ülkede çıkan yangına kayıtsız kalınması mümkün de değildir zaten.

Suriye'de yaşanan iç savaş, sınırımıza düşen bombalar, binlerce mültecinin ülkemize sığınması, nükleer silahlarla binlerce insanın katledilmesi arkamızı dönerek görmeyeceğimiz olaylar değildir. Ayrıca sınırımıza düşen bombalarla vatandaşlarımızın can tehlikesi yaşaması, uluslarasası sularda uçağımızın düşürülmesi, Suriye'nin kuzeyinde PYD'nin hakimiyet sağlamaya çalışması gibi hadiseler Türkiye'yi zaten hep olayların içinde tutmuştur.

Ekonomik istikrarın zedelenmemesi için, savaş ortamının stresinden uzak durmak için, olası ölümlere şahit olmamak için olayların uzağında durmak çok güzel olurdu. Ancak yukarıda anlattığım gibi, Türkiye’nin neden olmadığı bir çok hadise var, seçenek olarak da hiçbir seçenek sunulmuyor. Sınıra bomba düşsün ölen senin vatandaşın, uçağın düşürülsün ölen senin pilotun, sınırında PYD hakimiyet oluşturmaya başlasın en büyük tehdit sana, onbinlerce mültecinin yükü senin omuzlarında, bahsedilen ülke en uzun sınır komşun, nükleer kullanılarak katledilen halk müslüman kardeşin…   

Dolayısıyla, yukarıda kısa başlıklar halinde değinmeye çalıştığım ve hepsi birbirinden önemli birçok konu varken, Türkiye bu işin dışında kalsın demek mantığa aykırı olmaktadır. Kimyasal silahın kullanıldığı 21 Ağustos tarihi ortadoğu ve sonrasında dünya için bir dönüm noktası olacaktır. Savaştan, çatışmadan kaçmak en güzeli olurdu, zira kargaşa ve savaşlar içinde yer almak dünyanın en büyük gücü bile olsanız sizi yıpratmaktadır. Ama bir düzen kuruluyor, hem de bahçemizde kuruluyor. Evimizin bahçesinde olan hadiselere karışmıyor isek buna da karışmasın Türkiye....

Allah Türkiye'yi korusun....FATİH AYDOĞAN

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
yukarı çık