Yeni eğitim öğretim yılı öncesi kırtasiyeciler, okul malzemeleri masraflarını azaltmaya yönelik yerli üretim ürünlere yönelmeleri konusunda velileri ve öğrencileri uyardı. İstanbul Kırtasiyeciler Odası Başkanı Yavuz Tekçe, tüm öğrencilerin okul ihtiyaçlarının geçen seneye göre artan fiyatlara rağmen makul bir bedelle karşılanacağını belirtti.

2018-2019 eğitim ve öğretim yılının yaklaşmasıyla okul alışverişleri başladı. İstanbul’da faaliyet gösteren kırtasiyeler hazırlıklarını tamamladı ve öğrenci ve velilerini beklemeye başladı. Alışveriş maratonunun yavaş yavaş başladığı dönemde dövizdeki yükseliş kırtasiye ürünlerinde de fiyat artışlarına yol açtı. Ana sınıfı, ilk ve ortaokul ile lise öğrencilerinin masrafları hesaplandığında ortaya çıkan rakam geçen yıla göre artmış durumda. Hal böyle olunca kırtasiyeci esnafı da fiyat düşürmek için veli ve öğrencileri ithal edilen değil, yerli kaynaklarla üretilen ürünlere yönelmeleri konusunda uyardı.

Geçen yıla göre fiyatların yüzde 50 ila 60 bandında artış yaşandığını belirten İstanbul Kırtasiyeciler Odası Başkanı Yavuz Tekçe, "Dövizdeki artıştan dolayı kırtasiye ürünlerine yüzde 50 ila 60 bandında bir takım zamlar geldi. Zam geldi ama kırtasiyeciler olarak bizler halkımıza ve öğrencilerimize en uygun fiyatlarla ürünleri satmayı taahhüt ediyoruz" dedi.

"Bir ilkokul öğrencisinin masrafı 165 ila 195 lira arasında"

Fiyatlar hakkında bilgi veren Tekçe, "Masraflara baktığımız zaman ana sınıf malzemelerinde öğretmenlerimizin öğrencilere bir yıllık malzemeleri aldırdıklarından dolayı toplam ücret 450 ila 600 lira arasında değişiyor. İlkokul öğrencilerinin ihtiyaçları yerli malzeme ile 165 ila 195 lira arasında bir tutar ortaya çıkıyor. Ortaokul öğrencilerinin masrafları 225 ila 265 lira arasında, lise öğrencilerinin ihtiyaçları da maksimum 275 lira olarak tespit ettik" ifadelerini kullandı.

Çözüm; yerli ürünler

Fiyat artışlarının yerli üreticilerin desteklenmesi yoluyla önünün biraz daha kesilebileceğini vurgulayan Tekçe, "Türkiye’de 23 milyon öğrenciyi baz alırsak yapılacak alışveriş ile 9 milyar liralık bir gelir oluşuyor. Bu da yaklaşık olarak 1,5 milyar dolara denk geliyor. Sektörde ithalat oranı yüzde 70 civarında. Biz eğer yerli üreticiyi desteklersek daha az ithalat yaparız. Bu vesileyle ülke ekonomisine biraz daha katkı vermiş oluruz. Bu noktada hükümetimizden ve sanayi odalarından desteklerini rica ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Türk malı ibareli ürünler satın alınmalı"

Türk kırtasiye ürünleri üretici firmaların kaliteli üretim yaptıklarına ve bazı firmaların ihracat noktasında 30 ülkeye ulaştığının altını çizen Tekçe, "Öğretmenlerimizden şunu rica ediyoruz; yerli ve milli kırtasiye ürünlerini önersinler. Yerli malzemelerin arkasında TSE damgası ve Türk malı ibareli etiketler bulunuyor. Bu ürünlerin tercih edilmesini rica ediyoruz" dedi.

"Oyun hamurunda belli bir kalite yakalandı"

Oyun hamurlarında kalite standartlarının yerli üretimle birlikte arttığının altını çizen Tekçe, "Türkiye’de ilk defa buğday ununda gıda boyasıyla oyun hamuru üretildi. Bu ürünü de 34 ülkeye ihraç eder duruma geldik" diye konuştu..

"Esnafların yüzde 80’i fedakarlık yapıyor"

Konuyla ilgili görüş veren kırtasiye esnafı Murat Eraslan, "Bu sene biraz sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. Yüzde 60 civarında geçen yıla göre bir fiyat farkı oluştu. Esnafların yüzde 80’i kendi kazancından da fedakarlık ederek fiyatları düşürmeye çalışıyor ama fiyat yükselişi var bu bir gerçek. Bu sene bu konuda bir daralma yaşayabiliriz. Şu an itibariyle alışverişlerde çok yoğunluk yok. Önümüzdeki haftadan itibaren hareketlenmeye başlar" diye konuştu.