|
SON DAKİKA
KINA YAKINCA NE OLACAK
Türkiye de en kolay işlerden biride haber işleri ile uğraşmak. Ülke gündemi her gün bir dalgalandırıcı haber ile çalkalanıyor bir gün şehit haberleri diğer gün mecliste ki kavga gündemi dolduruyor. Hiçbir şey olmasa başbakan veya muhalefet liderleri bir cümle söylüyor ve ülkenin sözüm ona aydınları tartışıyor eleştiriyor fikirlerini söylüyor sonrasında hiçbir şey çözülmeden her şey halı altına süpürülüyor. İlerleyen zamanda konu tekrar açılıyor aynı şeyler bir daha tekrar ediliyor. En büyük sermayemiz olan zamanda böylece uçup gidiyor. Oysa ülkemizde eleştiriler olumlu yapılsa ve sorunlar çözülerek bitirilse, ülkenin tansiyonu düşse insanımız pozitif işler ile uğraşacak vatanı ve milleti için katma değer kazandıracak hizmetler yapacaktır. Sanırım böyle olması biz gazetecilerin pek işine gelmediğinden bir olay olduğunda olayları pompalayıp kendimize iş çıkartıyoruz. Böyle olunca belki işimiz kolay oluyor ama dediğim gibi ülke zaman kaybedip aynı konular etrafında patinaj çekip duruyor. -Neymiş efendim. Cemaat ile iktidar partisi arasında ölümüne bir kavga başlamış Sevgili okurlar böyle her kafadan bir ses çıkarsa bu konuda çözülmeden sinelere yapışırsa “tutmasa da izi kalır” misali iktidar ve cemaat’e zarar verdiği gibi ülkeye de zarar verecektir. Önemli olan gerçekten böyle bir şey var mıdır?bunu irdelemek lazım. Ülke gündemini bu konular ile meşgul etmeyip ülkenin gelecek vizyonuna ne ekleriz ne katarız bunu konuşmak lazım. Bilindiği üzere; özel yetkili SAVCI MİT müsteşarını ve bazı MİT mensuplarını soruşturduğu bir davadan dolayı dinlemek üzere makamına davet etmiş. MİT cephesi de sizin bizi ifadeye çağırmaya yetkiniz yok demiş. İki kurum arasında geçmişte olan bundan önce olduğu gibi bundan sonrada olması muhtemel bilgi alış verişini bu kadar gün yüzüne çıkartmak, aralarında bir sorun varmış gibi göstermek hatta buradan destek alıp konuyu Cemaat İktidar kavgası noktasına getirmek, bundan bir meyve beklemek olsa olsa ülkesini sevmeyen insanların veya bu ülkeye zarar vermek isteyen insanların işine gelir. Her iki kurumun yetki sınırları kanunlar ile belirlenmiş eğer her hangi bir tarafta yetki ihlali varsa böyle bir durumda yapılacak işler de bellidir. Gerekli merciiler zaten yapılması gerekeni yaptılar. Sıradan bir olay olmasına rağmen pompalanmak sureti ile konunun şişirilip gündeme bu şekilde taşınması ülkeye ciddi negatif sonuçlar doğuracak fitili ateşleyebilir. Bundan dolayı böyle bir fitnenin önü kapatılmalı ve özellikle böyle bir sonuçtan kaçınmak lazım. Diğer taraftan gönüllüler tarafından başlatılan Gülen hareketi diğer tabir ile Cemaat; ülkemizde kaybolmakta olan hoş görü yardımlaşma kavramlarını ihlas ve uhuvvet ile bütünleştirip ülke insanının her noktada gelişmesine sebebiyet veren toplumsal kaynaşmayı sağladı. Bu gün taraflı tarafsız herkes yapılanları görmekte ve takdir etmektedir. Düşünün ki ülkemiz ve dinimiz 200 yıldır geri kalmışlığın timsali olarak gösterilmekteydi. Gülen hareketinin hedeflerinden biri olan eğitimli donanımlı insan modeli sayesinde bu gün modern bilimlerde ülke insanımız ve gençlerimiz çaba göstermekte ve sonuçlar alınmaktadır. Örneğin cemaatin yetiştirdiği Bir gencimiz tıp dalında dünya genç Nobel ödülüne layık görüldü. Buluşu ile şeker hastalarına dermen oldu belli oranda hastalığın kökünü kazıdı. Birçok Gülen Okulu ve üniversitesi bilimsel olimpiyatlarda hemen hemen her dalda yıllardır birincilikler almakta yeni yeni buluşlara sahip olmaktadır. Söz konusu bu hareketin lideri konumunda olan hoca efendi tek tip insan yetiştirmekten ziyade ihlas abidesi fedakar cefakar dindar insan özelliklerinin yanı sıra bilgili, sahasında donanımlı ve içi vatan sevgisi ile dolu, bulunduğu makamı dolduran insanların yetişmesi için ömrünü bu yolda harcadı. Devamlı olarak sevenlerine daha büyük hedefler verdi. Bir cümlesinin de” 21. yy’ın Türk yüz yılı olmasını istiyorsak eğer kanserin ve ADIS’ in çaresini bizim insanımız bulmalıdır” diyerek ülke insanına ve sevenlerine hedef gösterdi. Bundan dolayı sevenleri onun bu sözünü yere düşürmemek için İstanbul Fatih Üniversitesinde dünyanın referans aldığı beş laboratuardan birini kurdu. Bugün burada bilimsel çalışmalar yapılmakta yeni keşiflerin kapıları aralanmaktadır. Sevenleri arasında her görüşe sahip insan bulunmaktadır. En uç insanlar hep aynı noktada birleştiler. Rahmetle andığımız Barş MANÇO Cem KARACA da kendisine ve fikirlerine sahip çıktığı gibi yine Üzeyir GARİH ten tutun Bülent ECEVİT ten devam edin ve sevgili Cumhur başkanımız Turgut ÖZAL da bitirin binlerce yüzlerce değişik görüşün savunucuları hep onun ilkeleri ve görüşleri etrafında birleştiler. Kucakladığı insanlar arasına herkesi katan bu büyük gönül adamının yaptıkları ile siyasi partilerin ve siyasi iktidarın yaptıkları ve kulvarları aynı değildir. Ülke gündemini meşgul eden bu konu ile Cemaatin iktidar arayışında bir olgu olarak gösterilmesi son derece yanlış ve haksızdır. Cemaatin hedefleri bellidir. Şu bir gerçek ki iktidarı oluşturan kitle ile cemaati oluşturan kitlenin hedefleri birçok noktada kesişmekte ve değişik kulvarlarda ülkeyi ileri götürmek adına paralel kuvvet olarak birbirlerini tamamlamaktadırlar. Sonuç itibari ile demokratik platformda biri seçen diğeri ise seçilen konumundadır. Seçilenler hedef manifestolarını seçmenin önüne koyar Seçenlerde buna göre seçim yaparlar. Seçen ve seçilen arasında her zaman kesişme olmayabilir bazı konularda ihtilaf olabilir. Her hangi bir konuda ihtilaf oldu diye araları açıldı kavga var kan var artık ya o ölecek ya diğeri gibi yakıştırmalar memleketini seven hiç kimsenin ekmeğine yağ sürmez bu olsa olsa bu memleketin düşmanlarına yarar. Bunun farkına varan muhterem hoca efendi güzel bir mesaj yayınlayarak doğa bilecek yanlış anlamaların önünü kesti. Yakın bir gelecekte Sayın Başbakanında aynı üslupta bir karşı demecini görürsek şaşırmayalım. Birliktelikleri çok olan ayrılıkları az olan insanların küçük hesaplar için ülkeyi kaosa sürüklemeyeceğini adım gibi biliyorum. Bu durumdan kendine vazife çıkartan ve kına yakmak için gün sayanların istekleri ve hesapları ise maalesef olmayacaktır. Kalın sağlıcakla Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
![]() YAZARLARTümü
NAMAZ VAKİTLERİ
ÇOK OKUNANLAR Bugün Bu Hafta Bu Ay
![]() Copyright © 2010 Zeytinburnu haber sitesi
Tüm hakları saklıdır. Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon : (0212) 510 23 61 | Gsm : (0536) 276 92 91 Yazılım: Bilişim34 - TE Bilişim
|
|